Ö.CENAP BAŞMAN KIMDIR?
ÖN YARGI İNSANIMI YAKAR. YANLI BAKIŞLA YAKLAŞAN KENDİ ÖZ SIRLARINI DAHİ KEŞFEDEMEZ.
KURTULUŞ VE FELAHA ERMEK TAKLİT İLE ASILI AYIRMAKLA MÜMKÜN OLABİLİR.
BU AYIRIMI YAPAMAYANLAR TAKLİT YAPAN PROVOKATÖRLERİN DOLDURUŞLARINA GELİR MAHVOLURLAR.
AXOY MATU (CENAP BAŞMAN)
| Bilincin hastalığı (Karma) üzerine-2 |
| Beta Nova'ya Doğru |
| Pazar, 02 Ekim 2011 20:02 |
Bilincin hastalığı (Karma) üzerine-2
Son yazımda bilincin bu Dünya'ya defalarca gelip oluşturduğu kişiliklerle gerçekleştirdiği deneyimler esnasında, negatif deneyimler sonucu oluşturmuş olduğu karmasını temizlemekle yükümlü olduğunu ve bu durumun bilinci deneyimini yapmış olduğu negatif mahiyetler doğrultusunda hasta kıldığını vurgulayan açıklamalar yapmıştım. Bu karmalar nasıl temizlenir ? Bilincen hasta olduğumuz yanlarımızı nasıl değiştiririz veya bertaraf ederiz? Biraz bu konuya değinelim. Karma: Deneyimlenmemesi gereken negatif deneyimlerle yapılan yanlışlar sonucu oluşur.. Şimdi bu hastalık nasıl düzeltilir? Defalarca aynı olay ve durumlar karşımıza gelmesine rağmen kendimize ait sanki değişemezmiş gibi ve doğamızmış gibi inandığımız hastalıklarımız,yaralarımız açmış olduğumuz negatif deneyimler...Örneğin bir konuda çok hırslıyım veya kıskanıyorum ve de yoğun negatif mahiyette bunu yaşıyorum. Her defasında: "Ben neden hırslıyım?" diyorum ve karşıma yine aynı sahne çıktığında bu hırsı veya yoğun kıskançlığı yaşıyorum ve yine kendime : "Bak yine bu hırsı yaşadım, neden yaşıyorum?" diyorum. İşte bu esnada bunu fark etmiş oluyorum ve üzerine gidiyorum,düzeltmek için arzu istek duyuyorum.Hastalığımızı değiştirmek için bu en kilit noktadır bence . Öncelikle hastalığı fark etmek, fark etmek ve sonra bu hastalıktan kurtulmayı gerçekten isteyerek üzerine gitmek yani muhakemesini yapmak. "Neden bunu yaşıyorum? Bunu gerçekten yaşamamın ardında ki neden ne olabilir? Niye bir başkası bunu yaşamıyorken ben bunu yaşıyorum veya bir başkası başka negatif olguyu yaşıyor bende aynısı yok?" Ve özellikle mütemadiyen karşıma çıkan negatif olguyu yaşamaktan utanç duymak ve gerçekten bunu istememek. Ve bir daha aynı durum karşımıza çıktığında bundan zevk almamak. Garip gelecektir ama yaşadığımız negatif olgular da bir zevklenmeden dolayı yaşanabiliyor. Ve bazen istemesek te o durumu yaşadığımızda bundan negatif zevkleniyoruzdur. Ve işin bir diğer boyutu çok yoğun negatif bir mahiyeti yaşadığımızda egosantrik irademizin yoğunluğu maalesef korsan kişiliğimizi davet ediyor ve bu korsan kişilik barisfer katmanındaki karantina buudunu delme hakkına istinaden bedenimizde aniden yoğunlaşıyor ve bu durumda bizden çok düşük farkındalıklı korsan kişilik konuşuyor ve maalesef bedenimizi yoğunluğuna göre dağıtıp tüm dengelerini allak bullak edebiliyor ve aynı zamanda etrafımıza da bu negatif olguları püskürtüyor.Ayrıca o durumu sanki biz yaşıyormuşuz gibi sahiplenme hatasına düştüğümüz için onu güçlendirebiliyoruz.Halbuki o anda öz farkındalığımıza odaklanıp ,bunun düşük farkındalık düzeylerinden ibaret olan korsan kişilik yoğunlaşması olduğunu bilip, sessizleşip içimize dönüp onu kabullenmeyerek uzaklaşmasını talep edip öz irademizi devreye sokarsak gittikçe bilincimizin hastalığı üzerinde hakimiyet sağlayabiliriz. Korsan kişlik:Çekirdek Dünya üzerinde yaşamış olduğumuz tüm uzay zaman dilimlerinde, oluşturduğumuz düşük farkındalık düzeylerinden müteşekkil bir potansiyeldir. Bu düşük farkındalık düzeyleri her defasında bizlerdeki bu potansiyellerin deneyim-görev ve evrimimize engel olmaması için gökler tarafından barisfere çekilmiştir.Fakat bunu davet eder nitelikte egosal ve genel zaafiyetler kategorisine giren hadiseleri yaşadığımızda bu korsan kişilikler formlarımızda onlara doğurduğumuz hakka istinaden yoğunlaşabilmektedir. Bu korsan kişiliklerin hiçbir şekilde bizlerde yoğunlaşamayacağı düzeyde kendimizi arındırmamız ve egosal olan her ne negatif durum varsa onları eritmemiz ve zapturapt altına almamız gerekmektedir. Tüm açmış olduğumuz negatif veya pozitif bilgi ve enerjiler beynimizde kayıtlı ve kullanılır haldedirler.Onları mütemadiyen devreye sokmakla birlikte ,özel olarak değiştirmek ve bu kayıtları silmek için çaba göstermediğimiz sürece bu bilgi ve enerjileri ortadan kaldıramayız. Bu negatif bilgi ve enerjiler işte bizlerin karmik tortuları iken onları pozitif olanlar ile değiştirmek bizlerin birincil yükümlülüğüdür. Adım atmadan ,üzerine gitmeden, ektiğimizi biçmeden yani o olgunun kefaretini ödemeden göklerin bizlerin hastalığını adeta bir neşter atar gibi kesip
iyileştirmesi mümkün değildir. Neden diye sorulabilir. Çünkü her birimiz ekmiş olduğumuz negatif olguyu yine kendimiz tefrik edip bunu değiştirmek için bu kez adımımızı pozitif taraftan atmak zorundayız. Düşünün iki karşıt plan vardır biri Şeytani bir Rahmani. Eğer biz adım atmadan hadi gökler bize el versin veya bu hastalığımı hemen iyileştirsin bundan kurtarsın nede olsa muazzam bir teknolojileri var bir çırpıda bizi karmamızdan kurtarsın dersek ve eğer ki gökler bunu yaparsa ki size temin ederim bunu biz niyet ve adım atmazsak ve hak vermezsek yapmaz ama diyelim ki yaptı o zaman işte Orion denilen şeytani grupta biz de tam tersi olan negatif bir müdahele yaparız kendi başımıza der ve onlarda aynısının tersini yapmaya başlar.Her şey Atlanta yasalarına bağlı işlediği için ve Hak'ka dayandığı için bunlar bu şekilde hasbel kader olamaz... Biz adımımızı atacağız , niyet edip fark ettiğimiz negatif olgularımızdan kurtulmak isteyeceğiz , üzerine gidip talep edeceğiz . Sirius'a yani yüksek benliklerimizden oluşan İlahi Hiyerarşiye hak doğuracağız ... işte o zaman onlar da bizler üzerinde teknolojik tadilatları yapabilecekler ...ve belki bir sabah bir bebek gibi yeniden doğacağız...
|



