Ö.CENAP BAŞMAN KIMDIR?
ÖN YARGI İNSANIMI YAKAR. YANLI BAKIŞLA YAKLAŞAN KENDİ ÖZ SIRLARINI DAHİ KEŞFEDEMEZ.
KURTULUŞ VE FELAHA ERMEK TAKLİT İLE ASILI AYIRMAKLA MÜMKÜN OLABİLİR.
BU AYIRIMI YAPAMAYANLAR TAKLİT YAPAN PROVOKATÖRLERİN DOLDURUŞLARINA GELİR MAHVOLURLAR.
AXOY MATU (CENAP BAŞMAN)
| Bilincin Hastalığı üzerine.. KARMA |
| Beta Nova'ya Doğru |
| Salı, 13 Eylül 2011 04:55 |
|
Bilincin Hastalığı üzerine.. KARMA Dünya üzerinde yaşayan ve genel evrim sürecini yaşayan çoğu insanımız(beşer) için bilincen hasta olduğunu belirli oranda vurgulayabiliriz. Nedir varlığın bilincen hasta olması? Kendisini sıhhatli ve sağlıklı gören bir varlık nasıl olur da aslında bilincen hasta olabilir? Kendisini acaba nasıl bir kavramın icabına göre sağlıklı görebiliyor? Bilinç Dünya evrim tarlasına ve evrim yolculuğuna ilk etapta atom sistemlerinde elektron proton ve nötron bilinci olarak bu maddi hüviyete sahip kuvantsal kalıpları kullanarak başlar. Ve gittikçe mineral,bitki ,hayvan ve son olarak insan formu olan fakat henüz hakiki öz insan numunesi yani hazreti insan diyemeyeceğimiz beşer diye ifadelendireceğimiz formu kullanır. Bu evrim süreçlerinde içgüdüsel olarak deneyimlediği tüm olguları kendisine mal ettiğinden, en son insan formunu kullanmaya başladığında bu birikmiş olan tüm kayıtları ve çıkıntılı halleri temizlemesi gerekir. Beşer Öz varlığı olan yüksek benliğinin doğumuna namzettir ve yolculuğu esnasında önüne özgürce deneyim yapabilmesi hakkı verilmiştir. Seçimi hem pozitif hem de negatif deneyim olabildiği için ve bu yolcuk esnasında ''beşer şaşar ''ifadesine uygun sapmaları yaşadığı için bir sonraki doğumunda bile önceki sapmış olduğu mahiyetteki yaşamış olduğu olguyu taşır,yeniden doğmuş olduğunda bile. Bu yüzden dışarıda bir çok insanımız maalesef pek çok yönden bilincen hasta durumdadırlar ve bunun şifası öncelikle her bir insanın kendisine düşmektedir. Çünkü ekmiş olduğu hastalık kendine aittir ve yine kendi kendini o hasta olduğu olgudan kurtarmak ,vazgeçme isteği ve azmi –iradesi ile kendisine ait olmalıdır.. Olmalıdır ki gökler el versin ve adımını attığından yana nasiplendirsin ve onu teknolojik tadilatlara soksun veya ihtiyacına uygun senaryo buutlarını açıp ona gerekli olan deneyimleri çıkartsın. Farz edelim ben çok kıskanç biriyim ve her hangi belirli bir durumda kıskanıyorum. Bu durum aslında daha önce bu kıskançlık olgusunu kendime ısrarla yaşattığım için biy kompütürümde kıskançlık mahiyetinde açmış olduğum o bilgi ve o bilgiye eşdeğer enerjiyi mütemadiyen kullandığım anlamına gelmektedir.Yani ben o kıskandığım mahiyetteki durumla karşılaştığımda hemen biyo kompütürümde olan ve daha önce yaşadığım ve kendime mal ettiğim bilgi ve enerjiyi kullanıyorum anlamına geliyor. Neden birinde kıskançlık yok ta bir diğerinde var veya bir mahiyette birinde varken bir diğerinde başka mahiyette kıskançlık olgusu var acaba? Çünkü her birimizin açmış olduğu negatif duyarlılıklar farklı farklı olabilir. Ve bu olgular ile o kadar iç içe yaşıyoruz ki kendimizi gayet sağlıklı ve her şey normalmiş gibi bile görebiliyoruz. Çok normal sinirlenmek , çok normal kıskanmak, vs gibi hastalıklı olguların tümü.. Bilincin ıslahatı için en önemli reçete diyebilirim ki bir manevi mürşide tabi olmaktır. Ve o manevi mürşitten gerekli olan aydınlanmayı ve enerjiyi alıp önce inanç sistemlerimizde ve kavramımızda köklü bir değişim yapmaktır. Çünkü gerekli irşadı aldığımızda oluşturduğumuz inanç ile öz irademiz güçlenir ve yanlış olan hastalıklı olgularımız üzerinde özsel bir hakimiyet kurabilir ve onu dönüştürebiliriz. Bunu için ne istediğimiz ve talep ettiğimiz niyetimiz doğrultusunda adımlarımız çok önemlidir. Hiçbir ters olgu yaşamadan, manevi sürurla dolu o aşkın haller her birimiz için mümkündür . Yeter ki içimize dönelim, dışraklığı bırakalım,maddeye tapmayalım, maneviyata sarılalım. Saygılarımla |

