Raya

Atlanta Ra Kutsal Bilgelik Öğretisine HoşGeldiniz.. 

Çarşamba, Şubat 22, 2012
Text Size
   

Ö.CENAP BAŞMAN KIMDIR?


Ö.Cenap Başman Kimdir? AtlantaRa

21-ARALIK-2012 ŞEYTANLIĞIN SONU kitabından pasajlar

Pek yakında Kitabevlerinde...

ORİON , ÇEKİRDEK DÜNYA BADİRELER DÖNEMİNDE DEVREYE SOKMAYI PLANLADIĞI FETİH PROGRAMLARI

ORİON, BİYO-DİJİTAL TEKNOLOJİNİN İMKÂNLARIYLA İMAL EDİLEN TEKNOLOJİK AYGITLAR ARASINDA BULUNAN GEÇİTLERDEN ÇOK ÖNEMLİ 221 TANESİNİ KEŞFETMİŞ DURUMDADIR.BU KEŞİFTEN SONRA BADİRELER DÖNEMİNDE UYGULAMAK İÇİN HAZIRLADIĞI PROGRAMLARLA DÜNYANIN KARAKTERİNİ NEBULAKTİF KARAKTERE DÖNÜŞTÜRMEYİ PLANLIYOR.

ORİON ÇEKİRDEK DÜNYAYI HEDEFLEDİĞİ % 85 ORENTA KARAKTERLE NEBULAKTİF BİR GEZEGEN HALİNE GETİRMEK İSTİYOR. BU NEDENLE DÜNYA İNSANLIĞININ DÜNYA KATMANLARINI İSTİSMAR EDİCİ DAVRANIŞLARINI VASITA OLARAK KULLANIYOR. BU İSTİSMARLARLA DÜNYADA MEYDANA GELEN KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE DENİZ ANALARINDA SÜPER HIZLARDA ÇOĞALMALAR VUKU BULMUŞTUR. DENİZ ANALARI OLARAK BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGITLA SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞLERDİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDIR. DENİZ ANALARI BİYOTEKNOLOJİNİN İMKANLARI KULLANILARAK İMAL EDİLMİŞLERDİR. ORİON DİJİTAL TEKNOLOJİNİN İMKANLARINI KULLANARAK ONLARI KONTROL ALTINA ALMAYI BAŞARMIŞTIR. BUNUN İÇİN KEŞFİNİ YAPTIĞI GEÇİTLERDEN 6 TANESİNİ KULLANMIŞTIR. BÖYLECE ONLARIN ORTALARINDA YATAY BİR DİJİTAL EKSEN YAPITLATMIŞTIR.BU YATAY DİJİTAL EKSENİN SAĞINDA VE SOLUNDA KALAN VÜCUT AKSAMINI BU EKSENİN HER İKİ TARAFINDA AYNEN BİR KUŞ KANADI GİBİ KONUMA GETİRMİŞ VE BU AYGITLARIN DENİZLERDEN HAVALANARAK ŞEHİRLERDEKİ BİNALARIN YÜZEYLERİNE ÇARPMASINI SAĞLAYACAK DONATIMLARI GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR.

DÜNYANIN DIŞ YÜZEY YAŞAM PLATFORMU, BELİAL OĞULLARI TARAFINDAN BOZUNMUŞ CEVHERLE ÇALIŞAN VE DOĞASININ GEREĞİ KENDİNİ BELİAL OĞULLARININ UYGULAMALARINDAN ÖNCE HİÇ UNUTMAYAN ANCAK BU UYGULAMALARDAN ETKİLENEREK KENDİNİ UNUTAN VE HATIRLAMAK İSTEMEYEN İNSANLARLA DOLUDUR.

DÜNYADA KARGA DİYE BİLİNEN BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGIT SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞTİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDIR. BU AYGITLARIN ROBOTİK ANA KUMANDA SİSTEMİNE YERLEŞTİRDİKLERİ TEKNOBİYO-MİKROÇİPLERE BADİRELERİN MUHTELİF AŞAMALARINA UYUMLU ZAMANLAMA KODLARINA SAHİP,İNSAN TOPLULUKLARINA TOPLUCA SALDIRI VE GÖZ OYMA MAHİYETLİ PROGRAMLARLA YÜKLEDİLER.

DÜNYADA KATİL BALİNA DİYE BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGIT SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞTİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDI BUNLARA YERLEŞTİRDİĞİ TEKNOBİYO-MİKROBİYOÇİPLERLE ALFA-BETA GEÇİŞ BOYUTUNDA YAYIM YAPARAK ETKİLİ OLACAK OLAN ÇOK ÖNEMLİ DURGUN TİTREŞİM PROTOTİPLERİNİ. SÜRATLE YİYEREK TÜKETMELERİNİ SAĞLAYACAK ETKİNLİKLERLE DONATMIŞTIR

Seminer Videosu

ÖN YARGI İNSANIMI YAKAR. YANLI BAKIŞLA YAKLAŞAN KENDİ ÖZ SIRLARINI DAHİ KEŞFEDEMEZ.

KURTULUŞ VE FELAHA ERMEK TAKLİT İLE ASILI AYIRMAKLA MÜMKÜN OLABİLİR.

BU AYIRIMI YAPAMAYANLAR TAKLİT YAPAN PROVOKATÖRLERİN DOLDURUŞLARINA GELİR MAHVOLURLAR.

 AXOY MATU (CENAP BAŞMAN)

MAKRO YAŞAM
İŞLEMLEYİCİ AKTİF SİSTEM (KALP)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Çarşamba, 28 Eylül 2011 21:46

TEKNOBİYO İŞLEMLEYİCİ AKTİF SİSTEM (KALP)

Kalp kalp kalp...Gönül gönül gönül..."Gönül işi,yoktur eşi...Hak verirse alır kişi..."Tüm ruhsal ve rabsal öğreti platformlarında ve geçmiş uzay-zaman dönemlerinde beden almış peygamberlerin,velilerin hep vurgu yaptıkları ve temas ettikleri kalp ile alakalı teknolojik açıklamaları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

 
POZİTİF DEĞİŞİM
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Salı, 13 Eylül 2011 04:57

POZİTİF DEĞİŞİM

positf degişimDeğişmek biz insanlar için olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu gibi bir o kadar da zordur.Neden bu kadar gerekli olan bir değişimi yaşamakta zorlanıyoruz ? Neden hep yeni olana açılmaya direniyoruz?Acaba yeniliğe direnen bilinç mi yoksa sonradan oluşmuş aklımızın, egomuzun konforuna düşkünlüğü ve yeniye olan korkusunun bize olan etkisi mi?

Değişmek dönüşmek her bir zerre için gerekli bir olgudur ve her bir zerre mutlaka değişip dönüşüyor. Bir yüz yıl önceki tilkinin kurnazlığını kayda alırsak ve bu uzay zamandaki bir tilkinin hattı hareket motivasyonlarını gözlemlersek bu uzay zamandaki tilkinin ne kadar değiştiğine ve kurnazlığında açık bir fark olduğuna, aynı tilki kalmadığına şahit oluruz. Yine bir insan(beşer) ın evrim düzeyinde tarihe baktığımızda hep ileriye gittiğini görüyoruz. Fakat değişmek Atlanta Özgür İrade Yasası ve Çift Kutbiyet Yasası'nın öngördüğü prensipler doğrultusunda çift kutbiyete açıktır.Yani "İsteyen istediği ile hemhal olur"."Adımını attığından yana nasibini alır" prensibine göre isterse pozitif isterse de negatif değişmekte özgürdür bu Çekirdek Dünya'da.

Bu dünya tümel olarak bilinçli bir organizmadır ve değişimin bilgisi ve enerjisi yani güncellemesi her an Andromeda ve Shapley3 Enerjetik Galaksilerindeki yüksek benlikler ve İlahi Hiyerarşi tarafından yapılmaktadır.Fakat biz insanlık için değişimin çok yönlü fırsatları vardır.bizler aynen bir bilgisayarın sürekli güncellenme ihtiyacına göre güncellenmesi nasıl ki mütemadiyen yapılıyorsa aynı şekilde hem biz insanlık hem de dünyanın tümel varlığı da atomlarından daimi süregiden güncellemeyle daha evrimli daha performanslı kılınmaktadır.

Biz insanlık için Çift Kutbiyet Yasasına göre eğer Kozmik Hiyerarşi' nin yolunda ilerlersek evrensel insanlık mertebesine ilk etapta yükselecek ve oradan da tanrısallık payesiyle özümüze bilincimizin merkezine varmış olacak ve sonsuzluğun birer Öz Yaratım Prototipi haline gelebileceğiz.

Fakat ilahiliğe ters bir güncelleme, değişme arzusunda olursak yani adımlarımız pozitif olandan değil de negatiften yana olursa çok açıktır ki birer şeytan olup çıkmamız kaçınılmazdır.Bu durum aslında çok açıktır size çok açık bir şekilde izah edebilirim. Bizler ilk etapta makro yaşamı sürdüren Andromeda ve Shapley-3 enerjetik yaşamı sürdüren yüksek benliklerimizden sadır olmuş birer uydu karakterli bilinç potansiyeliyiz. Yüksek benliklerimiz Hakiki Öz Hizmet Planının adamlarıdırlar ve bizlerin asli orijinal halleridirler .Yani tanrısal özümüze çok benzerler ve ilahiliklerinde zerre kusurasla yoktur. Bizler yüksek benliklerimizden Kapalı Sinyalizasyon Tertibatı denilen bir sistemle imkan alırız .Eğer bu özgür seçim gezegeni denilen dünyada özgürce bu imkanlarımızıonların arzusunda kullanmazsak ve aksine bu imkanları tersine kulanır,negatife çevirmeye inatlıysak onlardan gelen imkan muslukları bir süre sonra kesilir duruma gelir ve eğer biz inatla yüksek ahlaki değerlere uymaz isek ,inatla negatif olguları kendimize yaşatırsak çok doğal olarak bu gelen imkanların kesilmesiyle yerine negatif olguları yaşayan şeytani topluluktan imkan almaya başlarız. 5 koluyla şeytani topluluk olarak icraatlarını sürdüren Orion Nebulası'nın Negatif Tesir Kuşaklarından beslenmeye başlarız..

5 şeytani topluluktan hangisine uygun meyil edersek, yani kapısını çalarsak o kapıdan tesir gelir. Örneğin, Kibir olgusu mu ? Oriondan gelir, Bunalım mı? Zentarion'dan gelir.. Büyü mü? Pentarion'dan.. Seksüel sapkınlık mı? Amerion'dan.. Barbarlık mı? Nakarion'dan gelir.

Biz hak vermezsek ve her anda davetimiz olumludan yana olursa ,davet ettiğimiz melekler olacaktır .Yoksa Özgür İrade Yasası gereği davet etmediğimiz, meyil etmediğimiz asla bize bulaşmayacaktır. Bu yüzden eğer biz hangi kutba benzeşirsek o kutuptan imkan alırız.

Kendi asli orijinal hallerimiz olan yüksek benliklerimize benzemek ve onları burada tecelli ettirmemiz dileklerimle...

 
9 lu Gezegen zinciri ve Enerjetik İkiz Eşleri.
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Salı, 13 Eylül 2011 04:54

9 lu Gezegen ve Enerjetik İkiz Eşleri

andromedaHer bir maddi oluşun bir enerjetik ikiz eşi vardır. Çekirdek Güneş Sistemi'miz de yer alan 9. gezegene karşılık gelen enerjetik ikiz eşleri Andromeda Galaksisi 9'lu enerjetik gezegenlerdir.

Andormeda Galaksisi dinsel tedrisatlarda Ceberrüt Alemi olarak geçmiştir. Varlığında çok önemli fonksiyonlara sahip 9 gezegen içerisinden çok önemli olan ve temel fonksiyon kategorisinden fonksiyon yürüten 9 gezegenden 3 tanesi şunlardır:

1.İllona : Din ve Felsefe Merkezidir. Yüksek Ahlaki Değerler Yasasının öngördüğü prensipleri varlığında bulunduğumuz Dünya'da yerleştirmek için bin yıllarca fonksiyon yürütmüş ve yürütmekte olan din merkezidir. Ve denilebilir ki tüm dinlerin ve felsefe,mistik inançların,öğretilerin kaynağı İllona'dır. Yeşil Kristale sahip illona kristalinin enrjilerini yansıtan varlıklar ağaçlarımız ve tüm yeşil bitkilerimizdir. İllonadan transfer olmuş olan ilahi tasaruf plan mercilerin üyeleri olan bilinçler bu  dünyaya dini yüksek ahlaki değerleri insanlığa ilk temel olarak yerli yerince oturtmak için bazen bir veli bazen bir kahin bazen bir din adamı, bir peygamber olarak beden almışlardır.

Bilincin bu çekirdek dünyada yücelimi için ilk önemli olan yüksek ahlaki değerlerin öngördüğü prensiplere uygun ahlaklı olan bir insan olmaktır ancak ondan sonra bilim ve sanat gelmektedir Çünkü gökler bilmektedir ki ahlakı olmayan bir bilim adamının biliminden bilim olmaz veya ahlakı olmayan bir sanatçının sanatı sanat olarak ele alınmaz ve o değerlere o eserlere menfi olan şeytani olgular da karışır.

İllona nın maddi enerjetik ikizi Mars olarak bilinen (Merih) gezegenidir.

2.İcphedia Gezegeni. Andomeda galaksisinin enerjetik gezegeni olan İchpedia bilim merkezidir ve maddi ikiz eşi varlığında yaşadığımız dünyamızdır.. Dünya'da her türlü insanlığa çağ atlatan ve altın dönemleri yaşatan bilimde deha olarak nitelendirilen yüce bilinçler bu gezegenden transfer edilmişlerdir.

3.Altona Gezegeni:Andromeda Galaksisinin enerjetik gezegeni olan Altona sanat merkezidir.


karmaAltonanın maddi ikiz eşi Venüs gezegenidir. Varlığında yaşadığımız Dünyanın sanat kaynağı olan Altona sanatta deha olan yüce bilinçleri belirli uzay zaman dönemlerinde dünyamıza transfer etmiş ve bu yüce bilinçler  insanlığa sanatta çağ atlatacak eserler vermişlerdir. Buna 1.Rönoseans Dönemi örnek olarak verilebilir.

Bir Mozart bethoveen ,bach gibi müzik dehaları altonadan transfer olmuş bilinçlerdirler.

Maddi oluşların amaç ve yolculuğunda kendi enerjetik eşlerine doğru evrimleşerek ve kendi sahip oldukları değerlerin işlenerek  kendi ikiz eşleriyle birleme hasıl etmeleridir. Ve nasıl ki bu dünyada bir beşer iken galaktik öz insan numunesi olan yüksek benlik tecelli ediyorsa ve burada ki maddi beden yüksek beniğe ait enerjetik bedenle birleme hasıl edebiliyorsa aynı şekilde cevherden yapılanan bu gezegenler de enerjetik ikiz eşleri olan gevegenlerden imkan alarak onlara doğru birlemenmek için seyir etmektedirler.


 
POR
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Salı, 13 Eylül 2011 04:54

POR

images 1Kuvant altı partikül olarak bilinen fakat tam olarak bilim insanlarınca sırrı çözülemeyen bilgi ve enerji taşıyan bir kalıptır.

Por, enerjetik oluşumlarda kulanılan ve enerjetik bir yapıya sahip olan bir robotik kalıptır ve maddi oluşun altında olan bir oluştur. Örneğin 7 adet por bir kuvantı 7 adet kuvant bir atomu meydana getirir.

Porlar 5 karektere sahiptirler

1. Hareketli ışıki aktif porlar

2. Durgun ateşi aktif porlar

3. Altın ateşi aktif porlar

4. Asil sesi aktif porlar

5. Ra sesi aktif porlar

1.MİKRO YAŞAM: Bunlardan ilki Hareketli ışıki aktif porlar Alfa titreşimli Çekirdek Galaksi olan Samanyolu Galaksisinde bulunan porlardır ve karekterleri hareketli ışıki olduğundan yani İllüzyona dayalı bir zaman oluan Alfa'ya ait olduğundan varlığında taşıdığı bilgide o kıstasta olabilmektedir.

Bu yüzden izafi zaman izafi mekan ve izafi forma ait ortamlara ait porlardır diyebilriz.Örneğin fotonlaşma denilen hadisede o parçacık veya bazen dalgacık konumunda fotonlaşan kuvant altı partiküllere hareketli ışıki aktif porlardır diyebiliriz.

2.MAKRO YAŞAM:Durgun ateşi aktif porlar Genel bağlamda Durgun Galaksiler ve bu Durgun Galaksilerin imamesi olan ve Samanyolu Galaksisininde sol kanadına komşu olan Shapley 3 Galaksisinin varlığı durgun ateşi porlardan oluşmuştur. Durgun zaman durgun mekan ve buna dayalı olan Durgun form olan   bu zamana Beta 1 zaman da deniliyor.

3.MAKRO YAŞAM: altın ateşi aktif porlar Altın ateşi Aktif Galaksiler ve bu Galaksilerin imamesi olan ve samanyolu Galaksisinin sağ kanadında komşu olan Andromeda Galaksisinin varlığı altın ateşi aktif porlardan husule gelmiştir .Burada ki zaman altın ateşi aktif porlardan husule gelen altın zaman beta 2. zamandır. Ve tüm mekanlar ve formlar altın eteşi aktif porlarla yüklü olan bilgi ve enerjiye dayalı olan bir bütünsellikle oluşmuştur.

4.SÜPER MAKRO YAŞAM :Asil sesi aktif porlar Atlanta yaşam boyutu olan ve süper makro olarak geçen galaktik ötesi yaşam boyutuna ait aktif porlardırlar.dolaysıyla varlığına yüklenilen bilgi süper bilgi ve süper enerji olmalıdır .Asil zaman olan ve İslam tasavvufunda Cenet-i ala olarak geçen ve lahud alemi olarak ifadelendirilen bu boyutun varlığı asil sesi porlardan huule gelmiştir.

6. SÜPER MAKRO YAŞAM: Ra sesi porlar Mutlak zaman –Mekan ve Formları oluşturan ve İslam tasavvufunda Hızri zaman olarak ifadelendirilen Ra sesi aktif porlardan husule gelen zaman-mekan ve form  Atlanta Lahudi yaşam boyutuna ait porlardan husule gelmiştir.

Süper makro ve makro yaşam boyutları enerjetik boyutlardır ve sadece içinde bulunduğumuz çekirdek Dünyamız maddeye dayalı olan bir yaşamı biyosferik yaşam koşularını barındıran bir deneyim-görev ve evrim boyutudur.

 
ENERJETİK FORM
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Salı, 13 Eylül 2011 04:53

                              ENERJETİK FORM

aaaaaakrRabsal ve ruhsal öğreti bilgileri içerisinde teknolojik açıklama olmadığı için enerjetik formla alakalı bilgiyi de yine minyatürize bir şekilde ifadelendirmeye çalışmıştır. Ruh denmiş,Aura denmiştir.Auraya ait Şakra sistemleri dahi Ruhsal öğretilerde verilmiştir fakat az önce dediğim gibi bunun hakikatini teknolojik bir dille anlatamadığı için bu konuda hep giz planında kalmıştır..

Hakikatte her bir maddli oluş olan fiziki yapı,formun bir madi tarafı olduğu gibi onu kuşatan bir enerjetik tarafıda vardır ve bu genel olarak aura olarak bilinmektedir. Hata krlyong cihazıyla yapılan araştırmalarda her bir ağaç yaprağının insan elinin ve cismin enerjetik benzeri veya eş benzer olan formu ıspat edilmiştir. Bunlar kuvant atı partikülerden oluştuğu için çıplak göz ile görülemeyecek düzeydedirler ve maddi oluşlar değillerdir.

Bir insan bedenini içine alan ve kuşatan enerjetik bedende 7 adet şakra sistemi bulunur ve her bir şakra (Yüksek enerji giriş ve Bilinç yerleşim merkezi) Fiziki bedenin bir yerine karşılık gelir. İlk etapta her bir insana kendisine ait kişiliğini oluşturmasına ve bedeni yönetmesine için üç şakra kulanım hakkı verilmiştir.Her bir şakra da bir adet bilinç yerleşir ve o formda kendi fonksiyonunu vurgulamaya geçmiştir.Her bir şakra bir devinim kanalı ve devinim halkasına sahiptir ve bu şakranın merkezine yerleşen bilinç kendi yüksek benliğine ait doğal enerjiyi devreye sokmakla mükelleftir.

3lü Merkez olucu Sistem olarak geçen bu üç şakralardan ilki Kök şakrası olarak bilinen Çakhur Oris tir.. Bu şakra merkezinde yerleşik düzen hasıl eden bilinç kuvant altı partikül(POR) lardan beyinin(biyo kompütür) etrafında Siklon bir güç alanı oluşturup beyne ait hücrelerin Çekirdeklerinde bulunun DNA uzay bölgelerine Yüklenmiş olan zevk,haz,seksüel olgulamalardan oluşan bilgi ve enerji yüklü olan porları açıp bu tarz olgulamaları yaşatmaya yarayan bilinçtir. Yani her türlü zevkselliği ve haz ve cinselliği bu kök Şakrası sayesinde yaşıyoruz diyebiliriz.

İkinci Çakra Göbek Altı Çakrası olarak bilinen Çakhur Sadisnadır. Bu Çakradaki bilinç bizlere her türlü Düşünselliği yaşatan düşünce çakrasıdır.Her türlü düşünceyi bu şakra sayesinde yaşıyoruz. Bu şakra merkez koordinatında yerleşmiş olan bilinç yüksek benliğe ait olan enrjiyle beyin etrafında oluşturduğu siklon güç alanıyla beynimizdeki düşünce porlarını açığa çıkartıp bu düşünsellği bizlere yaşatan şarkadır.

Üçüncü şakra ise göbek şakrası Çakhur Mahira; bu şakranın özelliği hem duygusal –hem de duyumsal olgulamaları yaşatan iki özelliğe sahip bir şakradır.Her türlü Görsel,dokunsal,işitsel ve tatsal aktifliklerini ve her türlü duygusallığı yaşatan şakradır.Bu şakranın bir farkı hem duyumsal hem de duygusal aktifliklerini bir arada yaşatmış olmasıdır.

Bizler ilk etapta bu şakraların açığa çıkartmış olduğu Duyumsal-duygusal,düşünsel ve zevksel olgulardan oluşan bilgi ve enerjiye dayalı olarak bir kişilik oluştururuz.Bu üç şakra da ki bilinçlerin fonksiyonu bizlere bir yersel kişilik edindirmesidir diye biliriz.

Her bir şakra da yeleşik düzen hasıl eden bilinç öze ait olan doğal enerjisini yerleşik düzen hasıl ettiği şakranın iç devinim halkasında devindirir. Bu enerji devinimi eğer saat yönüne doğru ise insanda yaşanılanlar hep pozitif olgular olur eğer bu devinim saat yönünün tersi ise bu enerji devinimi bizlerde negatif olan olgular yaşatırlar.Fakat seçim hep bizlere aittir. Biz neyi yaşamakta ısrarcıysak ona uygun olanı yaşarız.

Bizler çift kutbiyet yasasına göre eğer tercihlerimizi negatif olandan yana seçersek bu şakraların enerji devinimi maalesef saat yönünün tersi olan yönde devineceği için bu ters-negatif devinen enerji maalesef beynimizde negatif yüklü bilgi ve enerji yüklü PORları açığa çıkarıp yani deşifre edip negatif duygulanır ve ona görede negatif bir deneyim yaparız.

Yok eğer pozitif ise şakra daki devinim enerjimiz o esnada pozitif bilgi ve enerji yüklü olan porları beyin hücrelerinin çekirdeklerinde olan DNA ların uzay bölgelerinde aktif hale getirir ve olumlu duygulanırız.

Demek istediğim kişliğimizi oluşturmasını sağlayan aslında bu üç şakradaki Mikro Bilinçler kıymetleridirler.ve bu üç mikro bilinç kıymetlerinin yaşatacağı olgular hep illüzyona dayalı olgulardırlar çünkü mikro kıymete sahip fani olanı yaşamaya müsait bir ortamsallığın içindedirler. Bizler selim niyetler ve buna uygun adımlarla beynimizdeki hücre çekirdeklerine ekili olumlu bilgi ve enerjiyi açığa çıkarıp gittikçe yücelerek mikrodan bir potansiyelden makro olan yüksek benliğimiz(galaktik Öz İnsan numunesi) in Kalp çakrasın da tecelli etmesini sağlayıp bu dünyada bir hakiki insan olarak kendimizi yaratabiliriz. Fakat bundan önce adımlarımız hep doğru düşünceden yana doğru duygulanmadan,doğru zevkenmeden yana olmalıdır.Bunun için İslam tasavvufunda Nefsini bilen rabbini bilir denmiş yani bu üç mikro bilincin yaşatıklarına hakim olarak nefsini yani egoyu kontrol altına alarak gönül denilen kapıdan girerek İlk etapta bir evrensel insan olmayı hedefleyerek kalp çakramızda yüksek benliğin yerleşmesini sağlayabilir ve hakiki bir insan prototibi olup ordan da tanrısal olan süper makro kıstastaki tanrının doğumunu gerçekleştirebiliriz.