Raya

Atlanta Ra Kutsal Bilgelik Öğretisine HoşGeldiniz.. 

Çarşamba, Şubat 22, 2012
Text Size
   

Ö.CENAP BAŞMAN KIMDIR?


Ö.Cenap Başman Kimdir? AtlantaRa

21-ARALIK-2012 ŞEYTANLIĞIN SONU kitabından pasajlar

Pek yakında Kitabevlerinde...

ORİON , ÇEKİRDEK DÜNYA BADİRELER DÖNEMİNDE DEVREYE SOKMAYI PLANLADIĞI FETİH PROGRAMLARI

ORİON, BİYO-DİJİTAL TEKNOLOJİNİN İMKÂNLARIYLA İMAL EDİLEN TEKNOLOJİK AYGITLAR ARASINDA BULUNAN GEÇİTLERDEN ÇOK ÖNEMLİ 221 TANESİNİ KEŞFETMİŞ DURUMDADIR.BU KEŞİFTEN SONRA BADİRELER DÖNEMİNDE UYGULAMAK İÇİN HAZIRLADIĞI PROGRAMLARLA DÜNYANIN KARAKTERİNİ NEBULAKTİF KARAKTERE DÖNÜŞTÜRMEYİ PLANLIYOR.

ORİON ÇEKİRDEK DÜNYAYI HEDEFLEDİĞİ % 85 ORENTA KARAKTERLE NEBULAKTİF BİR GEZEGEN HALİNE GETİRMEK İSTİYOR. BU NEDENLE DÜNYA İNSANLIĞININ DÜNYA KATMANLARINI İSTİSMAR EDİCİ DAVRANIŞLARINI VASITA OLARAK KULLANIYOR. BU İSTİSMARLARLA DÜNYADA MEYDANA GELEN KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE DENİZ ANALARINDA SÜPER HIZLARDA ÇOĞALMALAR VUKU BULMUŞTUR. DENİZ ANALARI OLARAK BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGITLA SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞLERDİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDIR. DENİZ ANALARI BİYOTEKNOLOJİNİN İMKANLARI KULLANILARAK İMAL EDİLMİŞLERDİR. ORİON DİJİTAL TEKNOLOJİNİN İMKANLARINI KULLANARAK ONLARI KONTROL ALTINA ALMAYI BAŞARMIŞTIR. BUNUN İÇİN KEŞFİNİ YAPTIĞI GEÇİTLERDEN 6 TANESİNİ KULLANMIŞTIR. BÖYLECE ONLARIN ORTALARINDA YATAY BİR DİJİTAL EKSEN YAPITLATMIŞTIR.BU YATAY DİJİTAL EKSENİN SAĞINDA VE SOLUNDA KALAN VÜCUT AKSAMINI BU EKSENİN HER İKİ TARAFINDA AYNEN BİR KUŞ KANADI GİBİ KONUMA GETİRMİŞ VE BU AYGITLARIN DENİZLERDEN HAVALANARAK ŞEHİRLERDEKİ BİNALARIN YÜZEYLERİNE ÇARPMASINI SAĞLAYACAK DONATIMLARI GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR.

DÜNYANIN DIŞ YÜZEY YAŞAM PLATFORMU, BELİAL OĞULLARI TARAFINDAN BOZUNMUŞ CEVHERLE ÇALIŞAN VE DOĞASININ GEREĞİ KENDİNİ BELİAL OĞULLARININ UYGULAMALARINDAN ÖNCE HİÇ UNUTMAYAN ANCAK BU UYGULAMALARDAN ETKİLENEREK KENDİNİ UNUTAN VE HATIRLAMAK İSTEMEYEN İNSANLARLA DOLUDUR.

DÜNYADA KARGA DİYE BİLİNEN BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGIT SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞTİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDIR. BU AYGITLARIN ROBOTİK ANA KUMANDA SİSTEMİNE YERLEŞTİRDİKLERİ TEKNOBİYO-MİKROÇİPLERE BADİRELERİN MUHTELİF AŞAMALARINA UYUMLU ZAMANLAMA KODLARINA SAHİP,İNSAN TOPLULUKLARINA TOPLUCA SALDIRI VE GÖZ OYMA MAHİYETLİ PROGRAMLARLA YÜKLEDİLER.

DÜNYADA KATİL BALİNA DİYE BİLİNEN TEKNOLOJİK AYGIT SİRİUS LYRA KÜLTÜRÜYLE İMAL EDİLMİŞTİR. ANCAK ORİON BU AYGITLARI BELİAL OĞULLARI ÜZERİNDEN GENLERİNDEN DEFORME EDEREK BU GÜNLERDE KULLANIMA HAZIRLAMIŞLARDI BUNLARA YERLEŞTİRDİĞİ TEKNOBİYO-MİKROBİYOÇİPLERLE ALFA-BETA GEÇİŞ BOYUTUNDA YAYIM YAPARAK ETKİLİ OLACAK OLAN ÇOK ÖNEMLİ DURGUN TİTREŞİM PROTOTİPLERİNİ. SÜRATLE YİYEREK TÜKETMELERİNİ SAĞLAYACAK ETKİNLİKLERLE DONATMIŞTIR

Seminer Videosu

ÖN YARGI İNSANIMI YAKAR. YANLI BAKIŞLA YAKLAŞAN KENDİ ÖZ SIRLARINI DAHİ KEŞFEDEMEZ.

KURTULUŞ VE FELAHA ERMEK TAKLİT İLE ASILI AYIRMAKLA MÜMKÜN OLABİLİR.

BU AYIRIMI YAPAMAYANLAR TAKLİT YAPAN PROVOKATÖRLERİN DOLDURUŞLARINA GELİR MAHVOLURLAR.

 AXOY MATU (CENAP BAŞMAN)

ENERJETİK FORM
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Galaktik Yaşam
Salı, 13 Eylül 2011 04:53

                              ENERJETİK FORM

aaaaaakrRabsal ve ruhsal öğreti bilgileri içerisinde teknolojik açıklama olmadığı için enerjetik formla alakalı bilgiyi de yine minyatürize bir şekilde ifadelendirmeye çalışmıştır. Ruh denmiş,Aura denmiştir.Auraya ait Şakra sistemleri dahi Ruhsal öğretilerde verilmiştir fakat az önce dediğim gibi bunun hakikatini teknolojik bir dille anlatamadığı için bu konuda hep giz planında kalmıştır..

Hakikatte her bir maddli oluş olan fiziki yapı,formun bir madi tarafı olduğu gibi onu kuşatan bir enerjetik tarafıda vardır ve bu genel olarak aura olarak bilinmektedir. Hata krlyong cihazıyla yapılan araştırmalarda her bir ağaç yaprağının insan elinin ve cismin enerjetik benzeri veya eş benzer olan formu ıspat edilmiştir. Bunlar kuvant atı partikülerden oluştuğu için çıplak göz ile görülemeyecek düzeydedirler ve maddi oluşlar değillerdir.

Bir insan bedenini içine alan ve kuşatan enerjetik bedende 7 adet şakra sistemi bulunur ve her bir şakra (Yüksek enerji giriş ve Bilinç yerleşim merkezi) Fiziki bedenin bir yerine karşılık gelir. İlk etapta her bir insana kendisine ait kişiliğini oluşturmasına ve bedeni yönetmesine için üç şakra kulanım hakkı verilmiştir.Her bir şakra da bir adet bilinç yerleşir ve o formda kendi fonksiyonunu vurgulamaya geçmiştir.Her bir şakra bir devinim kanalı ve devinim halkasına sahiptir ve bu şakranın merkezine yerleşen bilinç kendi yüksek benliğine ait doğal enerjiyi devreye sokmakla mükelleftir.

3lü Merkez olucu Sistem olarak geçen bu üç şakralardan ilki Kök şakrası olarak bilinen Çakhur Oris tir.. Bu şakra merkezinde yerleşik düzen hasıl eden bilinç kuvant altı partikül(POR) lardan beyinin(biyo kompütür) etrafında Siklon bir güç alanı oluşturup beyne ait hücrelerin Çekirdeklerinde bulunun DNA uzay bölgelerine Yüklenmiş olan zevk,haz,seksüel olgulamalardan oluşan bilgi ve enerji yüklü olan porları açıp bu tarz olgulamaları yaşatmaya yarayan bilinçtir. Yani her türlü zevkselliği ve haz ve cinselliği bu kök Şakrası sayesinde yaşıyoruz diyebiliriz.

İkinci Çakra Göbek Altı Çakrası olarak bilinen Çakhur Sadisnadır. Bu Çakradaki bilinç bizlere her türlü Düşünselliği yaşatan düşünce çakrasıdır.Her türlü düşünceyi bu şakra sayesinde yaşıyoruz. Bu şakra merkez koordinatında yerleşmiş olan bilinç yüksek benliğe ait olan enrjiyle beyin etrafında oluşturduğu siklon güç alanıyla beynimizdeki düşünce porlarını açığa çıkartıp bu düşünsellği bizlere yaşatan şarkadır.

Üçüncü şakra ise göbek şakrası Çakhur Mahira; bu şakranın özelliği hem duygusal –hem de duyumsal olgulamaları yaşatan iki özelliğe sahip bir şakradır.Her türlü Görsel,dokunsal,işitsel ve tatsal aktifliklerini ve her türlü duygusallığı yaşatan şakradır.Bu şakranın bir farkı hem duyumsal hem de duygusal aktifliklerini bir arada yaşatmış olmasıdır.

Bizler ilk etapta bu şakraların açığa çıkartmış olduğu Duyumsal-duygusal,düşünsel ve zevksel olgulardan oluşan bilgi ve enerjiye dayalı olarak bir kişilik oluştururuz.Bu üç şakra da ki bilinçlerin fonksiyonu bizlere bir yersel kişilik edindirmesidir diye biliriz.

Her bir şakra da yeleşik düzen hasıl eden bilinç öze ait olan doğal enerjisini yerleşik düzen hasıl ettiği şakranın iç devinim halkasında devindirir. Bu enerji devinimi eğer saat yönüne doğru ise insanda yaşanılanlar hep pozitif olgular olur eğer bu devinim saat yönünün tersi ise bu enerji devinimi bizlerde negatif olan olgular yaşatırlar.Fakat seçim hep bizlere aittir. Biz neyi yaşamakta ısrarcıysak ona uygun olanı yaşarız.

Bizler çift kutbiyet yasasına göre eğer tercihlerimizi negatif olandan yana seçersek bu şakraların enerji devinimi maalesef saat yönünün tersi olan yönde devineceği için bu ters-negatif devinen enerji maalesef beynimizde negatif yüklü bilgi ve enerji yüklü PORları açığa çıkarıp yani deşifre edip negatif duygulanır ve ona görede negatif bir deneyim yaparız.

Yok eğer pozitif ise şakra daki devinim enerjimiz o esnada pozitif bilgi ve enerji yüklü olan porları beyin hücrelerinin çekirdeklerinde olan DNA ların uzay bölgelerinde aktif hale getirir ve olumlu duygulanırız.

Demek istediğim kişliğimizi oluşturmasını sağlayan aslında bu üç şakradaki Mikro Bilinçler kıymetleridirler.ve bu üç mikro bilinç kıymetlerinin yaşatacağı olgular hep illüzyona dayalı olgulardırlar çünkü mikro kıymete sahip fani olanı yaşamaya müsait bir ortamsallığın içindedirler. Bizler selim niyetler ve buna uygun adımlarla beynimizdeki hücre çekirdeklerine ekili olumlu bilgi ve enerjiyi açığa çıkarıp gittikçe yücelerek mikrodan bir potansiyelden makro olan yüksek benliğimiz(galaktik Öz İnsan numunesi) in Kalp çakrasın da tecelli etmesini sağlayıp bu dünyada bir hakiki insan olarak kendimizi yaratabiliriz. Fakat bundan önce adımlarımız hep doğru düşünceden yana doğru duygulanmadan,doğru zevkenmeden yana olmalıdır.Bunun için İslam tasavvufunda Nefsini bilen rabbini bilir denmiş yani bu üç mikro bilincin yaşatıklarına hakim olarak nefsini yani egoyu kontrol altına alarak gönül denilen kapıdan girerek İlk etapta bir evrensel insan olmayı hedefleyerek kalp çakramızda yüksek benliğin yerleşmesini sağlayabilir ve hakiki bir insan prototibi olup ordan da tanrısal olan süper makro kıstastaki tanrının doğumunu gerçekleştirebiliriz.